New Trends in Hematology 2012

Amerikan Hastanesi Hematoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burhan Ferhanoğlu, kısa sürede, lenfoma ve lösemiler için doğrudan kanserli hücreleri hedef alan çok yeni moleküllerin gelişeceğini ve halihazırda geliştirildiğini belirterek, “Kemoterapiye gerek kalmadan ağız yoluyla alınabilen bu ilaç tedavisinin olumlu yanıt oranı; yüzde 65” dedi.Lenfoma ve lösemi tedavisinde kemoterapisiz dönemi başlatacak yeni bir ilaç ile genetik araştırmaların ön plana çıkacağı 6. Hematolojide Yeni Eğilimler Sempozyumu, 16 Şubat 2013 tarihinde İstanbulda yapıldı.

Son beş senedir olduğu gibi bu yıl da kan kanserleriyle ilgili tüm yeni tedavi yöntemleri, kanserle mücadele için onay alan yeni moleküller ve alanında dünyanın en önemli bilim insanları 6. Hematolojide Yeni Eğilimler Sempozyumu’nda bir araya geliyor. 16 Şubat’ta Ritz Carlton’da gerçekleştirilen sempozyumda lenfoma ve lösemi tedavisinde kemoterapisiz dönemi başlatacak yeni bir ilaç ve genetik araştırmalar tartışıldı.

FDA’den (ABD Ulusal İlaç ve Gıda Dairesi) gelen bilgilere göre 2012’de kanser tedavisi için geliştirilen ve onay alan yeni ilaç sayısında geçen yıllara oranla önemli sayılacak bir yükseliş söz konusu. 2011’de toplamda onay alan 30 yeni molekülün 8’i kanserle ilgiliyken, 2012’de toplam 35 yeni molekül onay aldı ve bunların 12’si kanser tedavisi için geliştirildi. Dikkat çeken önemli bir diğer konuysa kanser türlerine bakıldığında fark ediliyor. Çünkü bu 12 yeni kanser ilacının 5’i kan kanseri tedavilerinde kullanılıyor. Uzmanlar önümüzdeki günlerde bu sayının daha da artacağını müjdeliyor. Zira kan kanserlerinin oluşumunda etkili olan genetik yapılar birer birer çözülmeye başladı.

Kan kanserleri ve genetik alanında yapılan son çalışmalar, geçen Aralık’ta gerçekleşen Amerikan Hematoloji Derneği Kongresi’nde öne çıkan başlıklar arasındaydı. Her yıl sonunda, o sene hematolojiyle ilgili tüm gelişmelerin değerlendirildiği bu kongre, dünyanın en önemli bilimsel organizasyonları arasında yer alıyor. Burada sunulan ve tartışılan bilimsel çalışmalar ve saygın bilim insanları, kongrenin hemen ardından son beş yıldır Türkiye’de gerçekleştirilen “Hematolojide Yeni Eğilimler Sempozyumu”nda Türk uzmanlarla buluşuyor. Amerikan Hastanesi Hematoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burhan Ferhanoğlu ve Amerikan Hastanesi Hematoloji Birimi’nden Doç. Dr. Mustafa Çetiner’in başkanlığında bu yıl 6.’ sı gerçekleştirilecek sempozyumda lenfoma, lösemi, multiple miyelom başta olmak üzere kan hastalıklarının tedavisindeki en son gelişmeler masaya yatırılacak.

Lenfoma ve lösemi tedavisinde kemoterapisiz yüzde 65’e varan başarı

Dünyaca ünlü Avrupalı ve ABD’li bilim insanlarının, kendi alanlarındaki son gelişmeleri Türk hekimlerle paylaşacağı sempozyumda, uzmanlar özellikle iki ana başlığın ön plana çıkacağını öngörüyorlar. Bunlardan ilki, lenfoma ve lösemi tedavisinde çığır açacak yeni bir molekül. Prof. Dr. Burhan Ferhanoğlu bu yeni ilaçla birlikte lösemi ve lenfoma ile mücadelede yeni bir dönemin başladığını söylüyor ve ekliyor: “Lenfomaların yaklaşık yüzde 80’inin kaynağı, akyuvarların bir türü olan B lenfositlerde meydana gelen mutasyonlardır. Pek çok genetik nedenden ötürü, bir lenfosit hücresi, kanser hücresine dönüşerek zamanla çoğalıyor ve kemik iliğinde, lenf düğümlerinde normal lenfositlerin yerini alıyor. Bu hücreler, normal lenfositlerin aksine enfeksiyonla mücadele etme yeteneğini kaybediyor. İşte bu yeni molekül, kanser hücresine dönüşen lenfositleri hedef alıyor ve kanserli hücrenin çoğalma sinyalini durduruyor.

Araştırmaların umut verici yönüyse şu: Lenfositlerdeki değişime neden olan genetik yapılar çözüldükçe, bu tür ve benzeri ilaçlar da çoğalacak. Belki kısa sürede lenfoma ve lösemiler için doğrudan kanserli hücreleri hedef alan çok yeni moleküller gelişecek ve hali hazırda geliştiriliyor da.” Gelişmenin en heyecan verici yönüne gelince… Kemoterapiye gerek kalmadan ağız yoluyla alınabilen bu ilaç tedavisinin olumlu yanıt oranı yüzde 65. Üstelik henüz ülkemizde onay almayan ilaca hastalar Türkiye’deki klinik araştırmalar yoluyla ulaşabiliyor.

Miyelomda 5 yıl ve daha uzun sağkalım oranları ikiye katlandı

Sempozyumda araştırma sonuçlarının sunulacağı diğer heyecan verici ilaç ise multiple miyelomla mücadele için geliştirildi ve tedavide bir devrim niteliğinde sayıldığı için standart FDA prosedürlerinden çok daha önce, FDA tarafından onaylandı. Üstelik ilaç bu yıl Türkiye’de de miyelom hastalarının tedavisinde kullanılabilecek. Son yıllardaki çalışmalarda 65 yaş altı hastaların 5 yıl ve üzeri sağ kalım sürelerinin bir hayli uzadığı görülüyordu. ABD’deki Mayo Klinik’in 2012 sonunda yayınladığı son bir araştırma ise 65 yaş üzeri miyelom hastalarının da 5 yıl ve daha uzun sağkalım oranlarının son beş yılda iki katına kadar yükseldiğini gösteriyor.

2023’e kadar kan kanseri vakaları üçe katlanabilir

Diğer taraftan Hematolojide Yeni Eğilimler Sempozyumu’nda kanserin sosyolojik ve psikolojik etkileri de masaya yatırılacak. Dünyanın en önemli hasta hakları savunucularından Arin Assero, Türkiye’de başlatılacak hasta eğitimleri seferberliğine katkı sağlamak amacıyla sempozyuma katılacak. IMF (Uluslararası Miyelom Vakfı) işbirliğiyle yürütülecek seferberlik, ülkemizdeki kanser hastalarının eğitimi, haklarını öğrenmesi ve kanser tanısından sonra yaşam kalitelerinin yükseltilmesiyle ilgili çalışmaları kapsayacak.

Uzmanlar, toplum yaşlandıkça kan kanserlerinde de artış olacağına dikkat çekerek, bu alandaki araştırmaların büyük önem kazandığını dile getiriyor. Çünkü hematolojik kanserlerin büyük çoğunluğunu oluşturan lenfoma, lösemi ve multiple miyelomun görülme sıklığı 60-65 yaşından sonra bir hayli yükseliyor. Türk hematologlar, her yıl 10 bin yeni lösemi olgusu ve 15 bini aşkın yeni lenfoma olgusu ve üç bin yeni miyelom olgusu görüldüğünü söylüyor. Ancak nüfus yaşlandıkça, bu sayıların da hızla artacağı, örneğin 2023’te üçe katlanabileceğini öngörüyorlar.

Tarih: 15 Şubat 2013-Cuma
Yer: Ritz Carlton İstanbul – Elmadağ
(Büyükada Salonu – BR katı)
Katılımcılar : Prof. Dr. Burhan Ferhanoğlu
Prof. Dr. Brian Durie
Doç. Dr. Mustafa Çetiner
Susie Novis (IMF Başkanı)
Arin Assero (Hasta Hakları Savunucusu)